Uzm. Psikolog Sibel KESKİNEL

Yaşam Koçu ve Sanat Terapisti 0532 392 64 54

Online MSN Destek

Üyelik Girişi
Başlıklarla Psikoloji
Site Haritası
Takvim

Sanat Terapisi Nedir?

Günümüzde stres faktörleri arttıkça psikiyatristlere ve psikologlara olan ihtiyaç da artmaktadır. Gittikçe bilinçlenen toplum psikiyatristlerin esasında "deli doktoru" olmadığı konusunda bilinçlenmektedirler. 

Herkesin hayatında zaman zaman destek alması gereken durumlar olabilir. Stressiz yaşam ne yazık ki yok. Kafamızı dinlemek için mekan değişikliği bile yaparız bazen. Ancak kafamız ve içindekiler de bizimle gittikleri için çoğu zaman sonuç alamayız. İşte bu durumlarda psikoloji eğitimi almış uzmanlara danışmak hem süreci rahat aşmanıza hem de güvenilir ve objektif biri ile sorununuzu paylaşmanıza yardımcı olur.

Travma açısından fazlasıyla risk taşıyan ülkemiz insanına götürülecek ruh sağlığı hizmetlerinin gerek koruma gerekse iyileştirme yönünde var olandan daha  kapsamlı olmasına ihtiyaç vardır.

       YARATICILIK NE ANLAMA GELİR?

YARATICILIK, kendi için kendi zamanını doğru kullanmak, kendi yaşam enerjisini istediği yönde üretken kılmak, ruhsal dinginlik, ruhsal ve bedensel sağlık için keyifli, esprili bir insan haline gelmek anlamındadır.

Yaratıcılık bireyin en büyük gizidir. Sanat terapistleri ve diğer ruh sağlığı profesyonelleri, yaratıcılık sürecinin doğal bir iyileşme sağladığına inanırlar. Çünkü mental sağlık için sanatın kullanılmasında, yaratıcılık süreci öncelikli öneme sahiptir

İnsan, doğası gereği toplumsal bir yapı içinde gelişebilir. Çevreye adaptasyon için geçirmesi gereken süre diğer canlılardan hem çok daha uzun ve hem de bir hayli zorludur. Dünyaya davet edilen yeni neslin türün devamını sağlamak yanında kültürün taşıyıcısı olmak gibi bir görevi vardır. İçinde doğup büyüdüğü çevrenin biçimlendirici, belirleyici etkisi ile insan, kendini yetiştirenlere benzemek durumunda kalır. Yine kültürün etkisi ile doğuştan getirdiği yaratıcı potansiyeli yavaş yavaş kaybeder. Konservatif kültürün önerdiği yolları yürür, aynı kültürün araçlarını benimser ve yalnızca çevresinde var olan olanakları kullanır. Aslında güvenli görünen bu uyum hali, bir yandan da yaratıcılığı kısıtlar ve hatta köreltir. Kişi, karşılaştığı yeni ve özel durumları algılama, tanımlama gibi yetilerini yavaş yavaş kaybeder. Problem çözme ve risk yönetimi becerileri zayıflar. Kendi gücüne olan güveni giderek kırılır. Yaşla birlikte ortaya çıkan depressif özellikler kişiliğe hakim olur. Yeni uyaranlara kapanma olarak kendini gösterebilen bu tablo yaşlılığa giderken hızla artar ve bir tür bunaklık hali yerleşir. Giderek daha sık rastlanan Alzheimer hastalığında biyolojik etmenler kadar, (belki onlardan daha çok) psikolojik ve sosyal koşullanmaların rolü vardır. Yaratıcılığı hiç ön görmeyen toplumsal beklentiler, moda, herkesin birbirine benzemesini öneren ve onaylayan kültür, insanın yavaş yavaş yok oluşudur aslında.

Yaratıcılık ile mental hastalıklar arasındaki olası bağlantılar 20. yy başında araştırılmaya başlanmıştır. Çünkü mental sağlık için sanatın kullanılmasında, yaratıcılık süreci öncelikli öneme sahiptir.

SANAT VE PSİKOTERAPİ

Sanat ve terapi arasında bir benzerlik vardır: Her ikisinde de İÇE ATILMIŞ veya İÇE ALINMIŞ YAŞANTILARIN,gerçek dünyadaki insanlarin, fikirlerin ve gerçekliğin yeniden var edilmesi veya yapilandirilmasidir. ŞİMDİ VE BURADAKİ yaşantıya etkileri, yansımaları vardır.

İçe atım, sanatın içeriğini, içe alım süreci ise biçim ve tarzını oluşturur. İçe atılmış yaşantılar bir yolla dışa vurulamazsa ruh sağlığı risk altındadır. Sanat, bu riske karşı koruyucu işlev görür

Sanat ögeleri simgeler yolu ile içte olanın dışavurumunu sağlar. Bilinç dışına itilmiş ve deforme olmuş yaşantı ve duygu içeriği sanatın renk, ses, biçim, hareket, ezgi, ritm, dil araçları ile dışa vurulur. Dışa vurulan bu içerik, ruhsal aygıtın iyileşmesi ve tekrar organizasyonu için terapiste imkan verir ve zengin ip uçları sağlar.

Giderilememiş ihtiyaçların simgesel yoldan gerçekleşmesini sağlamakla geçmişte yaşanan travmaların etkileri değişir. Hasta geçmişin etkisinden kurtulup şimdi ve burada olanı yaşama gücü kazanır.

Psikoterapi ve insan gelişimi ve sağaltımı alanında içe atılmış, birikmiş olanların üstüne sağlıklı bir yapı inşa edilemez. Gerek terapist gerekse eğitimci, öncelikle kişinin İÇ DÜNYASINI, DUYGU, DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞ PATERNLERİNİ TANIMAK, GELİŞİMİ BU PATERNLERDEN YOLA ÇIKARAK TASARLAMAK durumundadır. İşte sanatla çalışma, bu tanıma sürecini kolaylaştırma ve hızlandırma işlevi görür.

Sanat terapisi sözün bittiği, yetersiz kaldığı yerde başlar. İnsanları iyileştirir, onarır, dönüştürür. Benzer bir yöntem olan psikodramada kişilerin problemleri doğrudan ortaya konmakta ve dolayısıyla daha sert geçişler yaşanmaktadır. Oysa ki sanat terapisinde geçişler çok daha yumuşaktır. Kişi kendisinin anlatmak istediği kadarını ortaya koyar. İstemediklerini ise kendisine saklar. Yani bu yöntemde doğrudan probleminiz hakkında konuşmak durumunda kalmazsınız. Bunun yerine, bu problemi sanat yoluyla, daha estetik, daha yumuşak bir şekilde ortaya dökersiniz.Sanat terapisinde metaforlar ve semboller kullanılır. Yani ortaya dökülen şeyler problemi birebir yansıtmak zorunda değildir. Kişilerin kendi acılarıyla yüzleşmesi imkansız ya da çok zorsa bu yöntem etkin bir şekilde kullanılabilir. “Yaptığım şey bende değil, kağıt üzerinde. Benimle bir alakası yok. Sadece içimi döktüm, ama neye tekabül ettiğini bilmiyorum” düşüncesi insanların içindekileri daha rahat ortaya dökmesini sağlar.

Sanat terapisinde resim kullanımında malzemelerde renk seçeneğinin çok olması önemlidir. Siyah ve beyaz mutlaka bulunmalıdır. Ayrıca farklı renklerin çeşitli tonları olmalıdır. Renk çeşitliliği duyguların tam olarak ifade edilmeleri için önem taşır. Çünkü günlük dilde kalıpların dışına çıkmak kolay değildir. Sanat terapisi ise dili kalıplardan çıkarır. Bu yöntem kişinin problemini yansıttığı, iç dünyasının bir aynası olduğu ve içeriği yaratılan üründe saklı olduğu için etkili olmaktadır.

Sanat Terapisi Kimlere Uygulanabilir ?

Sanat Terapisi grup halinde, bireysel olarak ya da çiftlere uygulanabilen,  iletişimi kolaylaştıran ve eğlenceli hale getiren bir tekniktir..

Sanatla terapi grupları, birçok farklı amaçla oluşturulabilir. Örneğin öfke yönetilmesi, yoksunluk veya kayıp yaşamış insanların desteklenmesi, iki farklı ortamdan gelen insanların kaynaştırılması, yaşlıların kayıp veya yalıtım duygularının yatıştırılması, depresyon ve anksiksiyete bozuklukları veya  ruh sağlığı çalışanlarına sanat terapisi tekniklerinin kazandırılması gibi amaçlarla grup çalışması düzenlenebilir.

SANAT, DIŞAVURUMCU NİTELİĞİ İLE YENİLENMEYİ VE KENDİNİ YENİDEN YARATMAYI SAĞLAR 

Art terapi/sanatla tedavi ve/ya eğitim bireyin yaratıcılığını tetikleyip, ortaya çıkarırken aynı zamanda kişinin "BİR" ve "BİRLİKTE OLMA" kapasitesini geliştirebilir.

Sanatla çalışma KORUYUCU VE İYİLEŞTİRİCİ RUH SAĞLIĞI İşlevlerini içerir.

Ailelerden, okullara, öğretmenlerin yetiştirilmesinden iş ve çalışma ekiplerinin oluşumuna kadar her türlü kurumsal ortamda var olan bütün işleyiş korunurken insanın birey olarak mutluluğu ve ruhsal sağlığı da korunabilir.

Eğitim, yönetim, işleyiş, yapılanma ve yeniden yapılanmalarda durumsal analizler, veri toplama değerlendirme ve iyileştirici önlemlerin planlanıp uygulanması, art terapi yöntemleriyle sağlanabilir. Alışılagelmiş analiz ve değişim metotlarının aksine zaman tasarrufu sağlamak ve değişime dirençli yapıları eğlenceli bir çerçevede çözmek mümkündür.

Özellikle psikodinamik, fenomenolojik ve gelişimsel kuramları temel alan felsefi yaklaşımlar ve yönelimler içinde ve bu yönelimleri benimsemiş olan çalışmacıların kullanabileceği tekniklerle uygulanır.

Yaşamın resmi, geçmişin renkleri ve geleceğin ritmini birlikte yoğurup bizden sonraya kalacak değerli bir eser olabilir aslında…

İçimizde varolan yaratıcılık aslında günlük hayatın bir parçasıdır. Ancak, çoğu insan yaratıcılık gücünün farkına bile varmaz. Yaratıcılık, duyguları tanımayı ve ifade etmeyi, kendi ile iletişim kurmayı ve sorunlara farklı bir noktadan bakmayı sağlamaktadır. Sanatla terapi, içimizde varolan büyük gücün -yaratıcılığın- açığa çıkmasını ve bu güç sayesinde kendimizi ifade etmemizi, geliştirmemizi ve sorunlarla başa çıkabilmemizi sağlayan bir terapi tarzıdır.

Resim, heykel, müzik, drama ve hikayeler yoluyla uygulanan sanat terapisi, kendimizi ve çevremizi farklı bir gözle algılamamıza, anlamamıza yardımcı olur.

SANAT TERAPİSİNİN GELİŞİMİ

1950’lerde ABD’de ortaya çıkan bu yöntem günümüzde de dünya çapında hızla yayılmaktadır. Sanat terapisinin bir terapi biçimi olarak ortaya çıkmasının hikayesi de oldukça ilginçtir. ABD’li psikologlar eski zamanlarda insanların mağaralarda çizdikleri resimleri incelemişler. Psikologların dikkatini bu kişilerin çeşitli katliamları, göçleri sanat yoluyla ifade ettikleri çekmiş. İlkbaharın ya da yazın başlangıcını neden kutladıkları, neden değişik ritüeller yaptıkları, dansın ne işe yaradığı gibi konular üzerine kafa yormuşlar. Ve bütün bunların insanları rahatlatıcı bir yönü olduğunu keşfetmişler. Sözle ifade edilemeyen bazı şeylerin sanat yoluyla ifade edilebildiğini görüp “neden bu yöntem terapide de kullanılmasın?” diye düşünmüşler.

Özellikle küçük yaş gruplarında ve ergenlerde çok iyi işleyen bir sistemdir.  Türkçe’de bir söz vardır; Bir resim bin kelimeye bedeldir.  Sanat Terapisi’nde bunun ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz.  İki-üç yaşında bazı takıntılı davranışları olan ya da cinsel istismar görmüş olan bir çocuk düşünün; bu çocukla oturup 45 dakika konuşmanızın imkanı var mı?  Belki oyun terapisini deneyebiliriz ya da iç dünyasını net olarak algılamak için renkleri ve çizgileri kullanmak bize  daha somut veri ulaştırır.  Aynı şekilde ergenlik çağındaki sıkıntılardan dolayı bunalmış bir çocuk düşünün, herkes sürekli ona nasihat ediyor, oğlum/kızım sen böyle değildin ne oldu sana, kötü alışkanlıkların mı var gibi bir sürü soru sorulan bir ortamda bu genç zaten bunalmış...  Rahatlama, deşarj olma ihtiyacı var. Patlamak üzere olan bir bombanın yanlış kablosunu keserseniz onu sonsuza kadar kaybedersiniz, parçalanır bir daha bir araya getiremeseniz ancak doğru işlemi uygularsanız hem bombayı patlamaktan kurtarır, hem de çevresindekilerin zarar görmesini engellemiş olursunuz.  Resim ergenlere oldukça değişik gelen ancak hoşlarına da giden bir tekniktir.

Çiftlerde ve gruplardaki uygulamasındaki ana amaç ise paylaşımı arttırmak, iletişimi güçlendirmektir.  Sanat Terapisi’nde kullanılan malzemeler çeşitlidir.  Kalemler, renkli kalemler, boyalar, tebeşir, parmak boyası, duvar boyası hatta bilgisayardaki bazı yaratıcı sanat programları...  Bunlar kullanılan malzemelerden sadece bazıları.  Yaratıcılığın sınır olmadığı gibi, bu terapi tekniğinde kullanılan yöntemlerin de çeşitliliği fazladır. Önemli olan terapistin hem sanat hem psikoloji alanında eğitimli olmasıdır.




Kybele Sanat Cafe ve Psikoterapi Merkezi

 Kybele Sanat Cafe ve Psikoterapi Merkezi

Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 7°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.07206.0963
Euro6.77726.8043
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret79450